Kitaplarım

ZİHNİN ÜTÜ YANIĞI

Zihnin Ütü Yanığı

Bazen hayatımızdaki izler, bir kumaştaki ütü yanığı gibi kolayca silinmez. İlk bakışta küçücük görünürler ama dokunduğumuz her yerde kendilerini hatırlatırlar. Hayat, bir anda önümüze öyle izler bırakır ki, bazen buna kendimiz bile inanamayız.

Zihnimizde sayısız düşünce egzersizi vardır. İnsanların söyledikleri sözler, davranışları ve yaşadığımız anlar sadece bir fikir olarak kalmaz; çoğu zaman derinlere işlenir. Zihin, neyi iz olarak görürse onu büyütür, öne çıkarır. Güzel olanı bazen sessizce siler, acı olanı ise canlı tutar. Böylece zihnimizde bir yanık izi oluşur.

Unutmak isteriz. Silmek isteriz. Üzerine kapı kapatmak, kilit vurmak isteriz. Ama zihin, kapısı kolay kapanan bir oda değildir. Ne kadar uzaklaşsak da bazı anılar dönüp dolaşıp aklımıza gelir. Belki de o an, henüz büyümeden zihnimizi arındırabilseydik her şey bu kadar uzamayacaktı. Bu kadar derinleşmeyecek, bu kadar yer etmeyecekti.

Ama olmadı. Ve bir gün, zihnimizdeki izlerle yüz yüze kaldık. Konuşamadık. Anlatamadık. İçimizde kaldı her şey.

Eğer hayat bana yeniden deneme fırsatı sunsaydı, o izleri zihnimde taşımazdım. Onları hemen uğurlamak isterdim. Fakat hayat, her zaman istediğimiz gibi davranmaz.

Bir gün sanki hayatla zihnim kendi arasında konuşuyordu. O sesi duydum. Şunu söylüyorlardı: Hayat boyunca yanımızda kalan her şey anlamlı değildir. Bazıları yalnızca izdir. Ve bazı izler, aslında hiç olmak istemediğimiz şeylerin hatırasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir